Küstüm insanlara…
Ama öyle bir anlık kırgınlık değil bu. Çocukken düşüp dizini kanattığında duyduğun acı gibi değil. Bu, yıllar içinde biriken; her “nasılsın?”ın içi boş çıktığında biraz daha büyüyen bir küslük. Her “yanındayım” sözünün en çok ihtiyaç duyduğum anda kayboluşuna şahit oldukça içimde serpilen bir mesafe…
Ben insanlara bir çiçek gibi yaklaşmıştım; kırmadan, ezmeden, incitmeden…
Herkese kalbimden bir oda verdim. Kimi misafir oldu, kimi dağıttı gitti. Kimine güven verdim, kimine sır… Ama çoğu, emanet aldığını yük sandı.
Onlarsa mevsim gibi davrandılar bana. Baharda açtırıp kışta unuttular. Güneşli günlerimde yanımda olup, fırtınamda sığınacak başka limanlar aradılar kendilerine.
Küstüm insanlara…
Çünkü en çok da iyi niyetimden yoruldum. Herkesi kendim gibi sandım. Kalbimin ölçüsünü başkalarına da uyar zannettim. Oysa herkesin vicdanı, kalbi kadar büyük değilmiş. Bunu geç öğrendim, ağır öğrendim.
Vefayı dillerinde taşıyıp kalplerinde unutanlar oldu. Çıkarları bitince cümleleri de bitti. Zor günlerimde yanımda sandıklarımın, gölgem kadar bile yakın olmadığını gördüm.
Bir selamın içtenliğini aradım yüzlerde.
Bir bakışın samimiyetini…
Ama çoğu zaman gözler başka, sözler başkaydı. İnsan, iki yüzlü bir aynaya bakar gibi oluyormuş bazen; gördüğüne inanmak istiyor ama içi bir türlü rahat etmiyor.
En çok da susuşlarımı duymadılar. Gülüşlerimin arkasına sakladığım yorgunluğu fark etmediler. “İyiyim” derken aslında yardım istediğimi anlamadılar. Ben kırılırken, onlar bunu karakter sandı. Ben susarken, gurur zannetti.
Bir insanın en büyük yanılması, kendi temizliğini herkese yakıştırmasıymış. Ben bunu yaşadım. İçimden geldiği gibi sevdim, içimden geldiği gibi bağlandım. Hesap yapmadım, menfaat aramadım. Ama gördüm ki bazı kalpler, sadece kendine çalışıyormuş.
Geceleri düşündüm…
“Nerede eksik yaptım?” diye.
Belki fazla iyi oldum, belki fazla dürüst, belki de fazla gerçek. Bu çağda en ağır gelen şeyin samimiyet olduğunu geç fark ettim.
Şimdi kalbimin kapısını eskisi kadar kolay açmıyorum. Herkesi içeri buyur etmiyorum. Her derdimi paylaşmıyorum. Çünkü bazı insanlar dinlemek için değil; zayıf noktanı öğrenmek için soruyor.
Küstüm insanlara…
Ama yine de insan kalmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum; onların yaptığına benzersem, kendime de küserim.
Ve insan en çok kendine küstüğünde kaybeder.
Yine de içimde küçük bir umut var.
Belki bir gün sözleriyle değil yüreğiyle konuşan biri çıkar karşıma. Yormadan seven, incitmeden kalan, gitmeyi değil kalmayı bilen biri…
O zamana kadar küslüğümü cebimde taşıyacağım.
Ama kalbimi karartmayacağım.
Çünkü ben ne yaşarsam yaşayım…
İnsanlara küserim,
Ama insanlığıma değil.
Küstüm insanlara
MEHMET HATİP DENEK
Yorumlar