Bazen hayat önümüze öyle yollar çıkarır ki, nereye gideceğimizi, neyle karşılaşacağımızı bilemeyiz.

Bir kapı kapanır, bir insan uzaklaşır, bir hayal yarım kalır. İçimizden binlerce soru geçer:

“Bundan sonra ne olacak?”

İşte tam o anda, insanın içinden sessizce bir kelime yükselir:

Elbette…

Elbette geçecek bu günler.

Elbette dinecek içimizde kopan fırtınalar.

Elbette bir sabah, bugün ağır gelen her şeyin aslında bizi daha güçlü bir insan yapmak için yaşandığını anlayacağız.

Çünkü hayat, her zaman istediğimizi vermez insana.

Bazen istediğimiz insanı alır elimizden, bazen yıllarca kurduğumuz hayalleri dağıtır. Bazen de hiç beklemediğimiz bir acıyı bırakır yüreğimizin en derin yerine.

Ama insan yine de yürür.

Düşe kalka, ağlaya ağlaya, susa susa yürür…

Ve bir gün dönüp arkasına baktığında fark eder ki;

“Bitti” sandığı hiçbir şey aslında hayatının sonu değilmiş.

Elbette yeniden güleceğiz.

Belki eskisi gibi değil…

Ama daha anlamlı, daha içten, daha kıymetini bilerek.

Elbette yeniden seveceğiz.

Belki yaralarımızı saklayarak değil, yaralarımızla birlikte.

Elbette yeniden umut edeceğiz.

Çünkü insanın elinden her şey alınabilir ama umut ettiği sürece yarınları vardır.

Bazen “elbet” ile “elbette” arasındaki fark kadar küçüktür umudumuz.

“Bir gün geçer” dersin…

Elbette geçer.

“Bir gün güzel şeyler olacak” dersin…

Elbette olacak.

“Bir gün kalbim yeniden huzur bulacak” dersin…

Elbette bulacak.

Yeter ki insan, yaşadığı acının içinde kendini kaybetmesin.

Çünkü bazı geceler sabaha kadar sürer ama sabah yine gelir.

Bazı yaralar uzun süre kanar ama zamanla kabuk bağlar.

Bazı insanlar gider ama bıraktıkları hatıralar ömür boyu bizimle yürür.

Ve bazen insan, kaybettiklerinin ardından ağlarken bile içinde küçük bir ses duyar:

“Dayan…”

O ses belki umuttur.

Belki sabırdır.

Belki de insanın kendi kendine verdiği son sözdür.

“Daha bitmedi.”

Evet…

Daha bitmedi.

Hayat hâlâ devam ediyor.

Önümüzde yaşanacak günler, söylenecek sözler, kurulacak dostluklar, görülecek güzellikler var.

Bugün gözlerimiz dolu olabilir.

Bugün yüreğimiz kırık olabilir.

Bugün kendimizi dünyanın en yalnız insanı gibi hissedebiliriz.

Ama…

Elbette bir gün, bütün bu acıların içinden geçip huzurun kıyısına varacağız.

Belki elimizde biraz yara, biraz hüzün, biraz da geçmişin izleri olacak.

Ama olsun…

Çünkü insan, yaşadığı her acıyla biraz daha olgunlaşır.

Her kayıpla biraz daha kıymet bilmeyi öğrenir.

Her gözyaşıyla biraz daha insan olur.

O yüzden bugün hayat sana ne getirirse getirsin, başını eğme.

Kendine sessizce şunu söyle:

“Ben daha bitmedim.”

Sonra gökyüzüne bak…

Ve bütün kırgınlıkların, bütün kayıpların, bütün imkânsızlıkların karşısında tek bir kelime bırak:

Elbette…

Elbette yarın daha güzel olacak.

Elbette kalbim yeniden huzur bulacak.

Elbette umut yeniden kapımı çalacak.

Ve elbette…

Bir gün, bugün gözyaşıyla baktığım hayata, tebessüm ederek dönüp bakacağız.