Gamlanma gönül…
Her keder, ebedî değildir.
Bazen hayat, insanın kalbine bir taş koyar da “taşıyabilir misin?” diye sorar. Cevap vermek zorunda kalmazsın; taşıdığın her an zaten cevaptır.
Gamlanma gönül…
Geceler uzun diye sabahlar küsmüş sanma. Karanlık, ışığın düşmanı değil; habercisidir. Gözyaşın toprağa düşer ama bil ki, her damla bir sabrın tohumudur.
Zaman bazen merhemi geciktirir ama yarayı unutmamıştır. Sen “olmadı” dedikçe, hayat “henüz” diye fısıldar. Her gecikme bir reddiye değil, çoğu zaman daha hayırlı bir hazırlıktır.
İnsan yorulur, evet.
Susar, içe çekilir, kendi kalabalığında kaybolur. Ama gönül dediğin, yıkılsa da kapısını tamamen kapatmaz. Bir umut rüzgârı eser, aralıktan içeri sızar. İşte o an, yeniden nefes alırsın.
Bak, kalbinin en kırık yerinde bile hâlâ atan bir cesaret var. Yoruldum desen de vazgeçmedin, sustum desen de içten içe yürüdün. Bu yüzden yenik sayılmazsın. Çünkü pes etmek başka, durup nefes almak başkadır.
Gamlanma gönül…
Kaybettiklerin seni eksiltmedi, derinleştirdi. Kırıldığın yerden merhamet öğrendin, sustuğun yerden hikmet. Her acı, seni sen yapan cümlelerin altını çizdi.
Her insanın bir sınavı vardır; kimi sevgiden, kimi yalnızlıktan, kimi de susarak güçlü kalmaktan geçer. Senin payına düşen belki de sabrı güzelleştirmektir. Kolay değil ama değerlidir.
Gamlanma gönül…
Bazen en ağır yük, anlatılamayanlardır. İnsan konuşsa hafifleyecek sanır ama kelimeler yetmez. İşte o an suskunluk, bir sığınak olur. Bil ki, sessizce taşınan acılar da Allah’a daha yakındır; kimse duymasa da gökler işitir.
Gamlanma gönül…
Her bekleyiş bir boşluk değildir; kimi bekleyişler olgunlaşmadır. Dal sabretmeden meyve vermez, gece çekilmeden gün doğmaz. Sen de şimdi bekliyorsan, bu yokluk değil, hazırlanıştır. Vakti gelince kalbin, kendi baharını tanıyacaktır.
Unutma,
Her yük omuzda ağırdır ama kalpte taşınırsa dua olur. Ve dua, en çaresiz anlarda bile yolunu bulur.
Ve bir gün…
Hiç ummadığın bir anda, hiç beklemediğin bir sebeple yüzün gülecek. O gün geldiğinde bugünkü gözyaşlarını hatırlayıp diyeceksin ki:
“Meğer hepsi beni buraya getirmek içinmiş.”
Gamlanma gönül…
Bu dünya kimseye kalmadı, dertler de kalmaz.
Sabret.