Zor dostum zor…
Bazen tek kelime yetiyor ya, zor diyorsun;
içinde koca bir ömür yankılanıyor.
Sabah uyanmak bile bir mücadele artık.
Gözlerini açıyorsun ama umut kalkamıyor yerinden.
Kalbin yorgun, ruhun borçlu sanki hayata.
İnsan en çok da anlatamadıklarından yoruluyor.
Herkese “iyiyim” deyip,
geceleri sessizce dağılmaktan…
Gülüşlerin ödünç, sabrın son taksitte.
Kimseye yük olmamaya çalışırken,
kendine yük oluyorsun.
Zor dostum zor…
İnsan bazen kendine bile yabancılaşıyor.
Aynaya bakıyorsun,
bakışlar tanıdık ama hisler sürgün.
Konuşacak çok şeyin var,
ama cümleler boğazında düğüm.
Anlatsan anlaşılmayacak,
sussan içinden kanayacak.
Zor dostum zor…
Sevdiklerin uzakta değil aslında,
ama bir o kadar da erişilmez.
Yanındalar belki,
ama seni duyan yok.
Bir şeyleri düzeltmek istiyorsun,
ama elini attığın her yer biraz daha dağılıyor.
Geçmiş arkandan çekiştiriyor,
gelecek kapıyı açmıyor.
Vazgeçmek kolay derler ya,
yalan.
Vazgeçmek de cesaret ister,
ama sen ne vazgeçebiliyorsun
ne de tutunabiliyorsun hayata.
Bir umut kırıntısı arıyorsun gecelerde,
bir “Nasılsın?” sorusu bile yeter bazen.
Ama telefon suskun,
dünya meşgul,
sen hep beklemedesin.
Yoruldun biliyorum…
Herkes senden güçlü olmanı bekledi.
Kimse “Sen de yorulabilirsin” demedi.
Sen herkesi sırtladın,
kimse senin yükünü merak etmedi.
Ve en acısı ne biliyor musun?
İnsan güçlü görünmeyi öğreniyor…
ama güçlü olmaktan vazgeçiyor.
Zor dostum zor…
Bazen geceler bile erken geliyor insana.
Uyku kaçmıyor aslında,
insan kendinden kaçıyor.
Düşünceler susmuyor,
kalp susuyor sadece…
Çünkü ne söylese eksik,
ne hissetse fazla geliyor bu dünyaya.
Zor dostum zor…
Yine de nefes alıyorsan,
hâlâ içini acıtan şeyler varsa,
demek ki bitmedi.
Belki de bu zorluk,
sana yakışan sabrın sessiz sınavıdır.
Dayan diyemem,
çünkü bazen dayanmak da yoruyor insanı.
Sadece şunu bil:
Bu “zor” dediğin günler,
bir gün “geçti” diyeceğin anıların olacak.
Ve şunu da kimse bilmez:
Bu kadar zorlanan bir yürek,
bir gün mutluluğu da derinden yaşar.
Çünkü acıyı tanıyan kalp,
sevince yabancı kalmaz.
Belki geç olur, belki sessiz…
Ama geldi mi,
işte o zaman bütün bu “zor”lar
anlamını bulur.
Ve o gün geldiğinde,
kendinle gurur duyacaksın…
Kimse bilmese bile.