Karne Tatilinde Asıl Ödevimiz: Okumak Ve Anlamak"
Önümüzdeki Cuma günü (16.01.2026), Türkiye genelinde yaklaşık 19 milyon öğrencimiz ve 1 milyon 200 bin öğretmenimiz için ders zili son kez çalacak ve kısa bir nefeslenme dönemi başlayacak. Okul koridorlarındaki o neşeli uğultu, yerini iki haftalık bir sessizliğe bırakırken; ellerde taşınan karneler aslında sadece notların değil, bir dönemin emeğinin, sabrının ve bir döneme ilişkinyorgunluğunun özeti olacak.
Bir emekli öğretmen ve eğitimci-yazar olarak şunu açıkça ifade etmeliyim: karne bir aynadır, ama her şey değildir. Karne, bir çocuğun zekâsının ölçüsü değil, sadece o dönemki çalışma disiplininin bir fotoğrafıdır.
O kâğıt parçasındaki rakamlar; bir çocuğun dürüstlüğünden, merhametinden veya vatan sevgisinden daha kıymetli değildir. Velilerimizden ricam şudur: Karnedeki kırık notlar elbet düzeltilir, ancak bir çocuğun kalbindeki kırık güveni onarmak yıllar alabilir. Lütfen bu kağıtlara birer başarı belgesi olarak değil, birer gelişim rehberi olarak bakın.
Yarıyıl tatili, sadece ders kitaplarının kapağını kapatmak değildir. Tatil bir boşluk değil, bir "yenilenme" zamanıdır. 15 günlük bu mola; öğrencilerin zihinsel bir detoksa girmesi için eşsiz bir fırsattır.
Unutmayalım ki; tatili sadece ekran başında, tablet oyunlarıyla , cep telefonlarıyla "tüketmek", bir dinlenmek değil; ruhu daha çok yormaktır.
Gerçek dinlenme, zihni başka bir yöne, daha derin bir sükunete çevirmekle mümkündür.
Velilere ve Öğrencilere "Tatil Ödevi" Önerilerim
Karne tatilinde çocuklarımıza "test çöz" baskısı yapmak yerine, onlara hayatın içinden ödevler verelim:
Bu 15 günü, bir "ailece iyileşme" dönemine çevirmek için şu adımları atalım:
Birlikte Okuma Saatleri: Söyleşilerimde hep belirttiğim gibi; okumak sadece bilgi değil, toplumsal nezaket ve empati kazandırır. Günde bir saat ailece kitap okuyun. Bu, çocuğun sosyal hayatta kendini doğru ifade etmesi için en büyük yatırımdır. Bir köşeye çekilip herkesin kendi kitabına daldığı o sessiz ama huzurlu akşamları yeniden canlandırın
Ekrandan Uzak, Doğaya Yakın: Mümkünse toprağa dokunun, yürüyüş yapın. Çocukların gözleri pikselleri değil, denizin, gökyüzünün mavisini ve ağaçların dallarını görsün.
Büyüklerle Buluşma: Emekli bir öğretmen olarak biliyorum ki; bir dedenin hikâyesi, bir ninenin masalı en iyi tarih kitabından daha öğreticidir. Bu tatil, aile bağlarını tazelemek için bir köprü olsun.
Hobi Keşfi: Çocuğunuzun müziğe mi, resme mi yoksa spora mı meyli var? Bırakın bu 15 günde kendi içindeki cevheri keşfetsin.
Tatil ile ilgili son sözüm;
Eğitim, okul binalarına sığmayacak kadar büyük bir davadır.
Sevgili öğrenciler;
Bu tatilde bol bol dinlenin, hayal kurun ve kitapların kanatlarında yolculuklara çıkın.
Kıymetli veliler;
Çocuklarınızın karnesine bakarken, onların sizin en büyük "mirasınız" olduğunu unutmayın. Karne notundan dolayı çocuklarınızı üzmeyiniz.
Tüm meslektaşlarıma, fedakâr eğitim çalışanlarımıza ve geleceğimizin teminatı evlatlarımıza huzurlu, verimli ve sağlık dolu bir yarıyıl tatili diliyorum.